Çocukken tarlamızda çalışmaya il dışından aileler gelir çok büyük bir araziye çadırlarını kurar, yaz boyu tarlalarımızda nohut, mercimek toplarlardı. O aileler yanlarına küçücük çocuklarını getirir, bakımsızlıktan kiminin yüzüne sinekler konar, kiminin kemikleri sayılabilirdi. İçlerinden birsiyle arkadaş edindim. Cips alır cipsimi paylaşır o günlerde onunla sohbet ederdim. Asi bir çocuktum kavga etmeden tekme tokat dövmeden kimseyle kolay kolay arkadaş olmazdım. Tek önyargısız edindiğim arkadaşım o dönemde Leylaydı. Doğu bölgesindeki illerden gelmişler, o gün yine bakkaldan cips aldığım bir gündü, normalde temizlik takıntım var kimsenin elini sürdüğü şeyden yemem… o gün onunla aynı cips paketinden yedik, elleri pislik içindeydi ve yine eline yüzüne sinekler konuyordu ve ben onunla aynı paketten yerken ilk defa tiksinmedim. Normalde insanlarla el ele tutuşmam, insanlarla teması sevmem, düştüğünde ben onu kaldırdım, ben düştüğümde de o beni…. Bir gün ablalarının ona seslendiğini ve “Leyla buraya gel, biz onlar gibi değiliz, onlar bizimle arkadaş olmazlar, sonra çok üzülürsün” dediğini duydum. O yazdan sonra bir daha görmedim Leylayı, nerede ne yapıyor hiç bilmiyorum, o zamanlar telefon daha yeni yeni çıkıyordu ve aileler ancak kendilerine telefon alıyorlardı, çocuklarına değil…. O günden sonraki her yaz, her gelen aileye Leylayı sordum. Sırra kadem bastı. O gün dedim ki kendime bir gün öğretmen olacağım ya da insanlara eğitimin önemini anlatacağım, içinde bulunduğumuz durumdan eğer en alt tabaka bir sınıftan geliyorsak ya da zor zamanlar geçiriyorsak kurtulmanın tek yolu eğitim. Jack Landon’un Martin Eden kitabında eğitim için bile bir paraya ihtiyaç duyulduğu yazar. Karakter önce çalışır, biriktirir sonra işten çıkar kitapla kütüphaneyle kendini geliştirir, bilgiyle hayallerini gerçekleştirir, bazen insanlara ışığı göstermek gerekiyor, dileklerini gerçekleştirmek ve ne olursa olsun hayallerinin peşinde koşmalarını sağlamak için. Bilgi güçtür, merhamet kalbi ısıtır (her iki kişi için de). Benim en büyük hayalim çocukken buydu, çocuklara, eğitim sistemine, ülkeme yardım edebilmek…. İster bir hastane köşesinde, ister bir tarlanın köşesinde bakımsızlıktan ya da hastalıktan herhangi bir çocuğun daha göz göre göre…. Hayallerimin peşinde koşuyorum, o sebeple bu maratona katıldım.
Eğer havva uz isen, şifren ile bu sayfaya giriş yaparsan seni desteklemek için bağış yapanların isimlerini görebilirsin. (Bu liste kişiye özeldir ve sadece kampanyayı açan gönüllü koşucu bu listeyi görebilir.)